İsrail basını: Türkiye’deki seçimlerden ders çıkarabiliriz

Akademisyen ve araştırmacı Nimrod Goren, İsrail’in The Jerusalem Post gazetesi için “İsrail Türkiye’deki seçimlerden ne ders çıkarabilir?” başlıklı bir yazı kaleme aldı. Goren, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’ya işaret ederek, “İsrail’deki demokrasi yanlıları, Türkiye’deki demokratik erozyon süreçlerinin benzer şekilde Netanyahu’nun devamlı iktidarındaki İsrail’de de ortaya çıkmasından endişe duyuyor” gözlemini paylaştı.

Türkiye’deki 14 Mayıs Cumhurbaşkanı ve 28’inci Dönem Milletvekili seçimlerinin genel olarak İsrail’deki demokrasi destekçileri için anlamlı dersler barındırdığını ve iç görü sağladığını belirten Goren, aynı şeyin siyasi yenilenme ve parti içi yenilenme için çalışan İsrail muhalefeti için de geçerli olduğu yorumunda bulundu.

2020 YILINDAN BİR SLOGAN: ‘YA MAVİ-BEYAZ YA ERDOĞAN’

Cumhurbaşkanı ve Cumhur İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayı Recep Tayyip Erdoğan’ın Türkiye’de 20 yılı aşkın süredir iktidarda olduğunu hatırlatan Nimrod Goren, son yıllarda Türkiye’ye ilişkin İsrail’deki söylemin yeni bir yönünün daha ortaya çıktığını, bunun da demokrasi yanlısı kampın Netanyahu iktidarında benzer demokratik erozyon süreçlerinin yaşanmasından duyduğu endişe olduğunu ifade etti.

İsrail muhalefetinin 7 yıl önce “İsrail Türkiye’ye dönüşüyor” uyarısında bulunduğunu, 2020’de ise Benny Gantz’ın muhalefet partisi Mavi-Beyaz’ın “Ya Mavi-Beyaz ya Erdoğan” sloganını benimsediğini yazan Goren, “Netanyahu hükümeti kurulduğundan bu yana ve başlattığı yasal süreçler karşısında, İsrail’deki demokrasi yanlısı güçler Türkiye’deki durumu öğrenmek ve demokrasiyi korumak için giderek daha fazla oradaki meslektaşlarına dönüyor” dedi.

‘MİLLET İTTİFAKI’ YORUMU: ‘CESARET VERİCİ BİR DERS’

Son seçimler öncesinde Türkiye’deki muhalefette yaşanan siyasi yenilenmenin İsrail’deki muhalif güçler arasında da yankı bulduğunu aktaran Goren, ‘Türkiye muhalefetinin Erdoğan’ın yerine başkasını getirme çabasından çıkarılabilecek yerinde bir iç görünün ittifaklar ve birlik, ivme ve umut konuları ile ilgili olduğunu’ yazdı.

Bu bağlamda Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayı ve CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’na atıfta bulunan Goren, oluşan altı partili ittifakı ve Yeşil Sol Parti (YSP) gibi bir dizi diğer partinin ittifaka katılmadan kendisine destek verdiğini hatırlatarak, “Bu, tek bir siyasi çatı altında resmi bir koalisyon mümkün olmasa bile İsrail’in Arap vatandaşları ile yapıcı siyasi ittifaklar kurma şansı açısından cesaret verici bir ders” ifadelerini kullandı.

‘YARATILAN UMUT VE İVME AZ BUZ DEĞİLDİ’

Türkiye’deki muhalefetin seçim sürecinde birlik, kararlılık ve kapsayıcı bir ulusal amaç uğruna farklılıkları bir kenara bırakma yoluna gittiğini kaydeden Goren, söz konusu siyasi partilerin farklı seçim bölgelerinde aldıkları farklı adaylık ve liste kararlarını ve belediye başkanlarının üstlendiği rolü hatırlatarak, “İsrail’in bundan çıkaracağı ders, ulusal siyasete girişin gönülden olması ve bunun muhalefetin meclisteki faaliyetlerine kapı aralayabilmek için mevcut pozisyonları bırakmaya istekli olmayı da kapsaması gerektiği” dedi.

Seçim sürecinde muhalefetin yarattığı umut ve ivmeye de işaret eden Goren, “Türkiye’deki seçim günü, özellikle seçimler yaklaştıkça değişim isteyenler arasında büyük bir iyimserlik yarattı. Son yıllarda tekrar tekrar yaşanan hayal kırıklıkları ve Erdoğan’ın uzun iktidarının yarattığı çaresizlik düşünüldüğünde bu az buz değildi. Bu, halk, liderlerinin bloğun ortak çıkarı için sorumlu ve birlikte hareket ettiğini hissettiğinde umut yaratmanın ve değişim iştahı uyandırmanın nispeten kolay olduğu konusunda önemli bir ders” yorumunda bulundu.

‘TÜRKİYE’DEN GELEN SESLER İSRAİL’DE YANKI BULABİLİR’

İsrail’de Netanyahu liderliğindeki koalisyon hükümetinin hazırladığı ve ülkede geniş çaplı protestolara neden olan yargı düzenlemesini de hatırlatan Nimrod Goren, “İsrail’de Ocak 2023’te başlayan demokrasi protestolarından bu yana uluslararası ortaklıklara, diğer ülkelerde benzer düşünen müttefiklerin deneyimlerinden bir şeyler öğrenmeye ve İsrail’den çıkarılan iç görüleri başkaları ile paylaşmaya dönük artan bir açık olma hali var. Bu, Türkiye’deki son seçimlerden gelen seslerin İsrail’de gerçekten yankı bulacağı ve değişim yaratmaya yardım edeceği konusunda umut ve memnuniyet verici bir eğilim” değerlendirmesini yaptı. (DIŞ HABERLER)

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir